284587d05124ed6350d6f8bf453253a5.jpg

Alçaltan, Değerini Azaltan: El-Hâfıd

Sözlükte “aşağıya indirmek, alçaltmak, değerini azaltmak” anlamına gelen hafd kökünden olup “aşağıya indiren, alçaltan, değerini azaltan” demektir. Hafd kavramı, Kur’ân-ı Kerîm’de dört yerde geçmektedir. Bunların ikisinde Hz. Peygamber’e (s.a.v.) hitaben mü'minlere merhamet kanatlarını indirmesi;

 

لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجاً مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِن۪ينَ

 

“Sakın ola ki, onlardan bazı gruplara verdiğimiz geçici dünya nimetine göz dikmeyesin! Onlardan yana üzülme, mü'minlere karşı da alçakgönüllü ol!” (Hicr, 88)

 

Birinde de mümin kişiye hitaben anne ve babaya alçak gönüllülükle merhamet kanatlarını germesi;

 

وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَان۪ي صَغ۪يراًۜ

 

“Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. "Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster" diyerek dua et.” (İsrâ, 24)

emredilmektedir. Kıyametin kopuşunu tasvir eden diğer bir âyette;

 

خَافِضَةٌ رَافِعَةٌۙ

 

“O, alçaltır, yükseltir.” (Vâkıa, 3)

Kıyametin hem alçaltıcı hem de yükseltici olduğu (hâfıda, râfia) ifade edilmektedir.

Müfessir Taberî, buradaki alçaltma ve yükseltme kavramlarının, “dünyada böbürlenerek gerçeği kabul etmeyenleri cehenneme düşürme, hakkı benimseyenleri de Allah’ın rahmetine ve cennetine yüceltme” mânasına geldiğini belirtir.

 

Hâfıd fiillerinin gerçek fâili Allah’tır. Allahu teâlâ, istediği kulunu yukarıdan aşağı alıverir. Şan ve şeref sahibi iken rezil eder ve bu muamelesi çok defa, kendisini tanımayan, emirlerini dinlemeyen âsîlerle, başkalarını beğenmiyen mütekebbirler ve hak, hukuk tanımayan zorbalar hakkında tecellî eder.

Hâfıd esması, esmâ-i hüsnâ listelerinde geçtiği gibi hafd kavramı çeşitli hadislerde Allah’a nisbet edilmiştir. Rızık terazisinin Allah’ın elinde bulunduğu, dilediğine az (hafd) dilediğine çok (ref‘) rızık verdiği anlatılır.

Esmâ-i hüsnâ alimleri, Hâfıd ismine genellikle “zorbaları ve zalimleri alçaltan, Allah dostlarını yücelten” mânası vermişlerdir.

 

Allah’ın doksan dokuz ismi içinde kābız-bâsıt, muiz-müzil gibi karşıt kavramları ifade eden hâfıd ile râfi‘in dua, niyaz ve övgü cümlelerinde beraberce kullanılması ve bu dengeye dikkat edilmesi önemlidir. 

Hâfıd isminin Allah’ın fiilî sıfatları ve kevnî isimlerinden, Kur’an ve hadisteki kullanılışına bakılırsa daha çok insanı muhatap alan isimlerinden olduğu şüphesizdir. Hâfıd ismi dâr (zarar veren), kābız (rızkı tutan) ve müzil (alçaltan, zillet veren) isimlerine muhteva bakımından yakındır.

Kulun bu isimlerden alması gereken hisseler, nefsini tevazû ile alçaltmalı, eğitmeli, şeytanı, vesveselerini dinlemeyerek alçaltmalı, ruhî isteklerine icabetle ruhunu yükseltmeli, alçaltıcı ahlâkî kötülüklere karşı uyanık olmalıdır. 

*Esma’ül-Hüsna yazı serimiz Halime Hüsna Özüdoğru katkılarıyla hazırlanmaktadır.